Home / Kişisel Yazılar / İnternetin İnsan Üzerine Etkileri

İnternetin İnsan Üzerine Etkileri

İnternet,  dünyada sadece milyonlarca bilgisayarı değil, milyonlarca insanı, binlerce sosyal grubu da birbirine bağlayan akıl almaz bir ağ. Bizde bu ağın işleyişini sağlayan unsurlardan bir parçayız. Türk milleti olarak internete ilk olarak Nisan 1993’te bağlandık, ben ise 2006’dan bu yana bu ağın içerisindeyim  yani o zamandan bu zamana internetin uçsuz bucaksız dünyasındayım.

Gelişen, değişen bir dünyada yaşıyoruz ve internet de Türkiye’ye ilk geldiği günden bu yana çok fazla gelişti, değişti. Bu değişim ile birlikte biz, internet kullanıcıları da değişime ayak uydurmak zorunda kaldık. İnternette güvenli sörf yapabilmek, bilgiye daha çabuk ve kolay ulaşabilmek, kaynakları doğru kullanabilmek zorlaştı. Çünkü gün geçtikçe artan kötü niyetli internet kullanıcıları internetin harikuladeliğine gölge düşürdü. Ancak bizim yapmamız gereken, internetin bir hayli geniş dünyasına gölge düşürenlere rağmen bilinçli internet kullanıcıları olup, bilinçli internet kullanıcıları yetiştirmek olmalı. İnternetin kötü yanlarını değil iyi yanlarını almaya çalışmalıyız. Hem böyle büyük bir ağ içinde bulunup, bu ağdan etkilenmemek mümkün müdür ? Bu etkileşimden kendimizi alıkoymak mümkün değil elbette, bu yüzden bu etkileşim en iyi nasıl olabilirse o şekilde olması için elimizden geleni yapmalıyız. İnternetin insanlar üzerine etkilerini sosyal, psikolojik ve ahlaki olarak üç konuda incelemek istersek;

     İnternetin İnsanların Sosyal Yaşamlarına Etkileri

İnternet yüzlerce gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelenin sosyal yaşamının büyük bir bölümünü oluşturuyor. Günlük yaşam ile ilgili içinde bulundurduğu sınırsız yazılı ve görsel içerik interneti günümüzün cazibe merkezi yapıyor. İnsanlar haberleri internet üzerinden okumayı, en doğru bilgiye ulaşabilmek için farklı kaynakları incelemeyi tercih ediyor. Bunun yanında online alışveriş alanında gelişen sitelerin ürün çeşitliliği de internet alışverişini  insanlara cazip kılıyor. Bu örnekleri çoğaltabileceğimiz gibi ayrıca internetin göz ardı edilemeyecek kadar büyük etkenleri olan sosyal ağlarda var. 2011 yılında Facebook’ta 30.473.280 ve Twitter’da 3.746.786 Türk kullanıcısı varmış ve bu rakamlar bize Facebook, Twitter gibi önde gelen sosyal ağlarda yoğun olarak var olduğumuzu gösteriyor. Bu da miletimizin hem sosyalleşmesine, hem asosyalleşmesine neden oluyor. Bu sosyal ağları yerli yerinde bilinçlice kullananlar sonuna kadar onlardan faydalanırken, bilinçsiz kullanıcılar zaman zaman internetin azizliğine uğrayabiliyor. Böyle bir çok örnek verebileceğimiz gibi yaşam biçimimizi değiştiren internetin sosyal hayatımız üzerinde yaptığı olumlu etkilerden bir kaçını sıralarsak;


  • İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte e-şehir, e-acil, e-sağlık, e-sosyal güvenlik, e-eğitim, e-ekonomi, e-bakanlık gibi doğumdan ölüme kadar olan süreçte görülen ve insanların temel ihtiyaçlarının İnternet üzerinden karşılanması anlamına gelen e-hayat ve çevrimiçi (online) uygulamaları her geçen gün artmaktadır.
  • İnternet teknolojilerinin kamu hizmetlerinde kullanılmaya başlamasıyla birlikte e-devlet kavramı ortaya çıkmış ve kamu sektörünün işleyiş verimliliği büyük ölçüde artmıştır
  • İnternetle yeni bir eğitim anlayışı ortaya çıkmıştır. Bu anlayışa göre geleneksel okur-yazarlık yetersiz kalmış, “bilgisayar okur-yazarlığı” terimi ortaya çıkmıştır.
  • İnternet, iş ve iş gücünün niteliğiyle birlikte örgütlenme biçimini de etkilemiştir. İnternetle coğrafi sınırlar ortadan kalkmış, satıcı ile alıcının buluşma noktası olan pazarlar farklı bir boyut kazanmış ve satıcılar tüm dünyayı müşteri kabul ederek ticari faaliyetlerini İnternet tabanlı sistemlere kaydırmışlardır.
  • İnternetle elektronik yayıncılık kavramı, basılı yayıncılık kavramının yerini almış, herkes tarafından tercih edilen ve kullanılan bir araç haline gelmiştir.
  • İnternetle, güvenlik birimleri, klasik güvenlik yaklaşımları yerine, gelişen teknolojileri kullanarak suçla mücadele etmektedirler. Yerel yönetimlerde meydana gelebilecek kriz veya afetten (deprem, yangın, su baskını gibi) en az zarar ve kayıpla çıkmak için Coğrafi Bilgi Sitemlerini (CBS) etkin bir şekilde kullanmaktadır.

İnternetin İnsan Psikolojisine Etkileri

İnsanın psikolojisini yansıtmadığı bir alanın olduğu düşünülemez. İnsanın önemli, önemsiz veya bilinçli, bilinçsiz seçimlerinde psikolojinin etkisi büyüktür. Öyle ki giymeyi seçtiğimiz kıyafetin rengi, kullandığımız parfümün kokusu, yatağımızın nevresimi ve bunlar gibi çoğu şeyler psikolojimizin seçimidir. İnsan psikolojisinde ‘ait olmak’ diye bir kavram vardır ve Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından sonra gelir. Buna göre küçükten büyüğe tüm topluluklarda, ikili ilişkilerden aileye kadar insan ait olduğunu, sevdiğini, sevildiğini hissetmelidir. İnsanların çevresine  yabancılaşması, soyutlanması birçok ruhsal hastalığın semptomudur. İnterneti de insan çevresindeki en büyük topluluklardan biri olarak ele alabiliriz. Bu devirde başarılı ve sağlıklı bir şekilde ait olmak interneti de kapsayan bir kavram. İnsanların internet aracılığıyla bilgiye erişme isteğinin artması, üşengeçliklerden kurtulup aklına gelen şeyleri araştırması, sosyal ortam aracılığıyla kendini ifade etme çabası, yeni arkadaşlıklar edinme uğraşı zaman zaman içinden geçenleri, düşüncelerini kısa metinler halinde sunmak zorunda kalması hatta 140 karaktere kadar düşürmeye çalışması -internete, zamanın getirilerine ayak uydurma çabası- farklı bir psikoloji olur. Bu psikoloji, internet ne kadar amacına uygun, dozunda kullanırsa o kadar sağlıklı sonuçlar verir. İnternetin diğer psikolojik yanlarından birisi de kimi zaman çekindiğimiz, utandığımız şeyleri internet aracılığıyla insanlara anlatıp kendimizi özgürce ifade edebiliyor olmamızdır. Ancak biliniyor ki internet psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir. Bu kimi zaman internet başında geçirilen saatlerin sebep olduğu hastalıklardır. Bu ve buna benzer hastalıklarla ilgili olarak Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastahanesi’nde internet bağımlılığı ile ilgili bir birim ve Avrupa, Amerika gibi daha gelişmiş ülkelerde ise sadece internet bağımlılığı ile ilgili destek veren klinikler vardır. Bu konuda önlemler alınmalı ve bunun için  bilinçli kullanım konusunda kullanıcılar eğitilmelidir. Ülkemizde internetin psikolojik bir rahatsızlığa dönüşmemesi için aile psikologları da bu konularla daha fazla çalışmalıdır.

     İnternet ve Ahlak
İnsanlar internette her türlü tutarsızlıklarını dışa rahatça vurabilir. Bu tür ortamlarda kişinin her türlü fiziki hareketini saklayabiliyor olması ve duygularını rahatlıkla gizleyebilmesi bu konuda büyük bir etkendir. Sonu olmayan internet dünyasında insan gizli bir gezgin gibi sörf yapmaktayız. Bu bilinmezliğin verdiği rahatlıkla bazı bilinçsiz kişilerin yaptığı ahlak dışı davranışların yanlışlığı apaçık ortada. İnsan çevresindeki insanlara karşı nasıl bir saygı, terbiye, görgü kuralları içerisindeyse internette de böyle olmalı. İnterneti bilinçsiz kullanan, kötü niyetli insanların göz ardı ettiği bu kavramın insan yaşayışında önemini tartışmaya gerek bile yok. İnternetin de ahlak kuralları var. Bu ahlaki kurallar internet anayasası ve ağ ahlakı olarak adlandırılıyor. Kimsenin bu ahlaki kurallara uymak gibi zorunluluğu yok, kanunen bir yaptırımı da yok ancak bunun farklı bir cezası var. İnternet ortamında kaba saba davranan ahlaktan yoksun kişiler bir süre sonra e-postalarına cevap alamayacak, yazdıkları açıp okunmayacaktır, kimse onların sorunlarıyla ilgilenmeyecek hatta kullanıcılar tarafından diğer kullanıcılara ihbar edilerek internet ortamında yalnızlığa itilecektir. İnternet kullanıcıları şunu unutmamalı ki karşılarında bir bilgisayar değil, aynı zamanda kendisi gibi bir insan vardır. Ona yanındaymış gibi saygılı, ahlaklı davranmalıyız. İnternette bir kullanıcı olarak sadece yazdıklarımızda ve gösterdiklerimizde mevcuduz ve kendimizi ancak cümlelerle ifade edebiliriz. Bu yüzden bu cümlelerimizin nitelikli, ölçülü ve dengeli olmasına dikkat etmeliyiz. Yazdıklarımız sade, net ve ahlak çerçevesinde olmalıdır. İnternette bilinçli bir kullanıcı olarak kendimizin ve başkalarının özel hayatlarına, haklarına saygı duymalıyız. İnternette bize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmamalı, gerçek hayatta nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranmalıyız. Ahlakın hayatımızın bir parçasını değil tamamını kapsadığını unutmamalıyız.
Sonuç olarak hayatımıza giren internet, istesek te istemesek te bizi bir türlü etkiliyor. Bizde bu durumda internetin kötü yanlarını değil iyi yanlarını almaya çalışmalıyız. İnternetin doğru kullanımı ile ilgili yazılar okumalı, etkinliklere, seminerlere katılmalı ve bilinçli internet kullanıcıları olarak verimli internet kullanımını arttırmalıyız. Ayrıca internet gibi uçsuz bucaksız bir dünyadan iyi yönde faydalanmaya özen göstermeliyiz. Göz ardı edilemez derecede büyüyen internet etkilerine kulak asmalı, duyarsız davranmamalıyız. Sosyal, psikolojik ve ahlaki açıdan doğru kullanılan internet, kullanıcı için daha zevkli, eğlenceli hale gelir. Unutmayalım ki bizden sonraki internet kullanıcılarımızı ne kadar bilinçli yetiştirirsek, ne kadar iyi örnek olursak, o kadar temiz, güzel ahlaklı ve bilinçli internet kullanıcısı kitlemiz olur.

 

Paylaş / Yer imi

Hakkında: hakan

Gününün büyük bölümünü araştırma yaparak geçiren, teknolojiye fazla meraklı birisi. Kısacası tarihte 16 devlet kurup, 15 devlet batıran bir milletin çocuğu...

İlginizi Çekebilir

Samsung Galaxy Note 8

Samsung Galaxy Note 8

  Samsung günümüzün en büyük teknoloji ürünleri üreten markalarından bir tanesidir. Geçmişten bugüne civarı pekçok ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir